|
||||
|
Ekim 31, 2006
Ekim 31, 2006
|
|||||
|
Ekim 31, 2006
|
||||
|
Ekim 31, 2006
|
||||
|
Ekim 16, 2006
DURDUĞUN VE İYİ BİLDİĞİN YERLERDE YENİ BİRŞEY YOK!
Hep bildiğin yerlerde dolanıp durursun.
Kendini güvende hissettiğin mekanlardan başkasına adımını atmazsın.
Babadan, dededen kalma davranış kalıplarıyla sürdürmeye çalışırsın hayatını.
Yeni olan şeylere ayak uyduramayacağını düşündüğün için kuşkuyla bakarsın.
Başkalarının senden çok daha başka olan hayatları temelinden yanlış gelir sana.
Kolay değişmeyecek alışkanlıkların vardır. Ve sevgi anlayışın bile alır bundan payını.
Alışkanlık temelinde yaşarsın sevgini bile.
İlişkinden memnun değilsin büyük olasılıkla, ama daha kaliteli bir ilişki zor geliyordur sana.
Korkuyorsun yeni bir ilişkinin içine dalıp mutluluk aramaya.
Kendi gerçeklerinle başbaşa kalacağın ve bütün derilerinden soyunarak acılara açık hale geleceğin için, uzak durursun aşklardan.
Yeni ve hayatın başka bir alanındaki iş olanaklarınıda görmezden gelirsin, korkuların nedeniyle.
Velhasıl, bir korkaksın sen. Hayattan korkuyorsun.
İşte bunun için de hep iyi bildiğin, ezberlediğin yerlerde dolanıp duruyor ve anlamlı hiç birşey katamıyorsun hayatına.
Ekim 16, 2006
MONTAIGNE ‘ DEN…
Tabiatın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler, çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. Nasıl olsun? Aklını beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi lazım.
Kendimiz sandığımızdan çok daha fazla zenginiz; ama bizi ordan burdan alarak, dilenerek yaşamaya alıştırmışlar; kendimizden çok başkalarından faydalanmaya zorlamışlar bizi…
Ekim 16, 2006
HAYATI BİR KURBAN GİBİ YAŞAYIP GİDERSEN EĞER!
Kişiliğin neyse kaderin de öyle olur. Hayata nasıl bakarsan, ona göre şekillenir hayatın, sevinç ve kederlerin. İyi ya da kötü bir hayat yaşamak son tahlilde elinde olur, kişiliğini iyi okumayı başarırsan eğer.
Hayatta ya kurban olursun ya kahraman ya da hayatını insan gibi yaşamayı seçebilirsin. Her üç rolüde oynayabilirsin bir süre elbette. Ama eninde sonunda birisi olursun.
Ve daha çok kurban rolüne yakın durur insanların büyük çoğunluğu!
Kahramanlık zordur çünkü. Fedakarlık ister. Çok zorlu sınavlardan geçmeyi gerektirir. Hayatın namlunun ucunda olur çoğu zaman. Hayatın dahil, her şeyini kaybedebilirsin bir anda. Ve suçlayacağın kimse de yoktur.
Kendin kalarak insan gibi yaşamak da her yiğidin harcı değildir. Kahraman gibi başın büyük belalara girmez bu yolu seçersen. İç eğitiminle uğraşırken yorulursun tabii ki. Ancak sana uyan bir hayat yaşar ve mutlu olabilirsin. Ve yine kahramanlar gibi yapar, başına gelenlerden sadece kendini sorumlu tutarsın.
Kurbanı oynamak ise hiçbir risk ve sorumluluk gerektirmiyor. Kendin hariç, herkesi suçlarsın, iyi gitmeyen şeyler için. Başına gelenin sorumluluğunu hep başkalarının sırtına yüklersin. Kendine acır durursun. Başkalarınında sana acımasını beklersin. Hiçbir şey yapmadan iyi bir hayat beklentisiyle tüketirsin ömrünü. Ve iyi bir hayat süren kim varsa kıskanır, hak etmediğini düşünürsün. Herşeyi hak eden sensin, ama hayat kalleş dersin, sana adil davranmadığı için! Ancak başkalarını suçlamaktan biran vazgeçip de elini taşın altına sokmayı bir kez bile düşünmezsin. Hiçbirşey yapmanı gerektirmediği için kurban gibi yaşamak kolayına gelir çünkü.
hbahadir@posta.com.tr
