Yazan: Cüneyt Ülsever
İnsan uzun ömrü sağlıklı yaşamak da ister. Halk tabiri ile “ele güne muhtaç olmak” istemez. Zaten Dünya Sağlık Örgütü WHO da sağlık tarifine “ileri yaşta kendi kendine yetebilmeyi” de ilave etmiş durumda.
Sağlık ve uzun ömür arayışı yerine gelse de insan “tamam aradığımı buldum!” demez. İnsan her yaşta daha uzun yaşamak ister. Ufak tefek sağlık sorunları için bile “keşke olmasaydı!” der.
İnsan sağlık ve uzun ömürden daha fazlasını kapsayan “kaliteli yaşam”ı da arar. İnsana göre kaliteli yaşamın ilk ve olmazsa olmaz şartı da “maddi varlık”tır.
İnsan bu hayatta maddiyatı arar.
Daha fazla para ve daha fazla mal insanoğlunun büyük çoğunluğunun asla vazgeçemeyeceği arayışlardır. İnsan maddi durumu ne kadar iyi olursa olsun daima daha fazla para ve maddi imkan arar.
İnsan hayatta “haz” da arar. İnsanoğlu kendisine haz veren her türlü imkanı ve fırsatı değerlendirmek ister.
İnsan için haz duygusunun en güçlü kaynağı cinselliktir. İnsan belirli bir yaştan ve olgunluktan sonra ölümüne dek cinselliği arar, cinsel hazzın fırtınalarına kapılmaya bayılır. Cinsel haz insan için o kadar önemlidir ki, vücuda ürettirdiği enzimler sayesinde cinsel yaşamı dengeli bir insan sadece cinsel eylem sırasında değil, hayatının bütününde haz içinde yaşadığını hisseder.
Ancak, haz duygusunun tek kaynağı cinsellik değildir. Lezzetli yemekler, tatlar, içkiler kadar güzel bir manzara ve illa ki su insana haz verir.
İnsan suyun içine girdiğinde yine vücudunun haz duygusu ile coştuğunu hisseder.
İnsanın “sevgi” kelimesi ile de yakın ilgisi vardır. Bir ömür boyu insan sevmeyi ve sevilmeyi arar.
Anne-baba, kardeş-akraba, dost-arkadaş, karşı cins ve illa ki evlat sevgisi insanoğlunun tatmayı muhakkak isteyeceği sevgilerdir.
Samimi bir mümin için Allah sevgisi sevgilerin şahikasıdır. Zaten insan yalnızlığın Allah’a mahsus olduğunu, bir tek o yüce varlığın kendi kendisine yetebileceğini hayal eder.
Nitekim, yalnız insanların daha çabuk ve sık hastalandığını, daha kısa ömürlü olduğunu istatistikler de göstermektedir.
İnsanoğlu; Allah’ın akıl vererek yarattığı tek varlık olarak, aklı ile de çok şey arar. Hatta belki de dünyanın dinamiği insanoğlunun aklı ile bulduklarıdır.
İnsanoğlu aklı ile merak eder ve araştırır. Bir bilimadamı, bilimsel eylemlerinden maddi çıkar sağlasa da, esas aradığı, esasen peşinden koştuğu merakını tatmin etme güdüsüdür.
Thomas Edison merak etmese idi, Graham Bell aramasa idi, Bill Gates teşvik etmese idi, dünyanın hali nice olurdu!
Felsefeciler olmasa idi, bugün aradığımız, peşinden koştuğumuz özgürlük, demokrasi, insan hakları gibi kavramları hayal dahi edemezdik.
Gariptir; aynı insanoğlu güzeli ve estetiği de arar. Bestekarlar, şairler, romancılar, ressamlar, heykeltraşlar, hattatlar, tezhip sanatçıları v.b. bir ömrü hep “güzel”i arayarak geçirirler.
Ancak, ben bir ömrü hep bir şeyler arayarak geçiren insanoğlunun eninde sonunda tek bir arayışa yöneldiğini düşünüyorum: Huzur!
Yukarıda saydığım tüm arayışların eninde sonunda tek bir potada eridiğine inanıyorum:
Huzuru aramak!
İnsan sonunda aradığının huzur olduğunu fark ediyor.
“Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış’tan!”
“Huzur” üzerinde epey durduğum bir konu. Hakkında çok şey yazdım. Zira onu hasretle devamlı arıyor ama ancak bazen buluyorum.
Gelecek haftalarda Huzur’u hep birlikte aramaya devam edeceğiz!
Kaynak : www.yenibiris.com
Kasım 17, 2006 at 12:20 pm
fena değil ama tam anlamıyla insan hayat,tan ne beklr sorusuna cevap bulamadm hayatta herşeyi cinsellikle bağdaştırmamak gerek
Kasım 29, 2006 at 2:23 pm
insanlar her zaman bişeler bekliyorda hayatın verdiklerini ne kadar alabiliyorlar acaba.hep daha fazlasını istemek yerine olanın kıymetini bilmek gerekir.hayat bana istediyim her şeyi vermedi ama ihtiyacım olan her şeye sahibim.her sabah nerde ve ne şekilde olursa olsun gözlerini açabilmek işte hayatın insanlar için en güzel hediyesi.geri kalan şeyler insanın kendi kalmış..her yeni gün yeni umutlar demek. çok geç olmadan hayatın bir köşesinden yakalamak gerekir.daha fazla istemek yerine elimizdekinin değerini bilelim.çok geç olmadan.
Şubat 10, 2007 at 9:38 am
İnsan hayattan çok şey bekler.
Mart 20, 2007 at 9:42 am
şahsı konuşmak isterim ben yanlızlıgı seven biriyin nedeni güven in yok olması buda kişinin sorumsuzlugundan kaynaklanır ben hep yanlızlarlan beraberim düşüncem bu katılan varsa mesajını bıraksınlütfen
Mayıs 7, 2007 at 12:40 pm
yalnızlığı secmek kendine güveni olmayışından kaynaklanmaz bilakis kendinden başka kimseye ihtiyacı olmadığını ispat lamış olur mesela ben yalnızım çünki mutluyum kendimi paylaşıyorum bence serdar güvenle alakalı değil
Mayıs 12, 2007 at 7:41 pm
iyi bir yazı valla
Mayıs 21, 2007 at 2:17 pm
insan hayattan beklentilerini bekler.fakat hiç bir zaman beklentlerine tam olarak cevap alamaz..eğer ki beklentileri kerşılık buluyorsa hayatta o insan çok kötü bir insandır..fakat hayyattan istediği hiçbir şeyi elde edemiyorsa o insan ebedi hayatta mutlu olacağına işarettir..
Kasım 16, 2008 at 11:40 am
insan AŞK ister, SEVGİ ister, UMUT ister,MUTLULUK ister insan bu yalan dünyada bir gün olsun dilediği gibi yaşamak ister…